18‏/04‏/2007

BAŞBUĞ OTAĞINDA HOYRAT



BAŞBUĞ OTAĞINDA HOYRAT

Yazda güz kokusu esen rüzgarlar
Kalemim! Uykulara yeminim vardır!
Yüreğim, dileğim, keskin kılıçta çeliğim
Sevgili yurdunda güllerden emir
Varlığın hep imanla donanır
Doğuşun ne güne Çağrı Bey’im?! ..

Başbuğ çadırında diz kıran kâfir
Başbuğları yardan eden satılık
Şehzadeler, alp erenler katili..
Tükürür yüzüne ağıtlar:
” Bakın canan, kardeşe
Ayrılığın eder beni divane.. ”

Kopsun kıyamet nola
Haçlısı bir yanda kızıl Moskof ‘u
Yüreğim söküldü, kan oldu
Yarınlar; kilitli, kuytuda
Şehit topraklardan diriler boy verir
Yunus can, taylar bir yeni konağa taşır
Körpe beylerle tüter bacası Türklüğün
Yine rahmet can özümde
Gel, bayraklar kuşanmış Kutlu dağım.


Kışta gök dokusu, beklenen dua
Haksızlığa, arsızlığa, korkağa
Kör karanlığadır yasağım
Başbuğ otağında yılışan tutsak
Vakit çattı mı fark etmez
Ülkümün uğrunda şehitlik
Sağ ve diri doğrulur her şafakta
Gelişin ne güne Çağrı Bey’im?!..

MUHİTTİN ARAR

ليست هناك تعليقات: